birnevigunluk

Selin, 20, İstanbul. Ayrıca Ağustos 2012'den beri şu kadar tıklanmış.
Asker Anonymous Asks:
allahım sen konuyu biliyousun amin' diye twit atmıssın artık sana aşkım minimum
birnevigunluk birnevigunluk Said:

Ne zaman atmışım 1997’de mi?

Asker Anonymous Asks:
beyin mi izin vermiyor. derdin ney mk
birnevigunluk birnevigunluk Said:

NE DIYON?

Güçlü kalamıyorum

Güçlü kalamıyorum

GELIN BIRAZ LOST OVELIM



Lost final yaptigi zamanlar ben Lost’a yeni baslamistim ve sirf sizin yuzunuzden Lost’u birakmak zorunda kalmistim kopekler. Sokaklar, “Lost cok bozdu oyle boyle degil cok ama cok bozdu” sesleriyle cinlayinca ben diziden asiri sogudum, bi tiksinti geldi bana. Zaten cok da hareketli bolumlerde degildim hemen izlemekten vazgecmistim. Hata yapmisim……… En birakilmamasi gereken yerde diziyi birakip, bi de ilk izledigimde 3,5 yasinda oldugumdan diziyi anlayamayarak ortamlarda Lost icin ileri geri “Cok sacma yeaa” falan diye konusmustum. Ya ben kim kopegim ki? 
Karakterlerin Locke, Faraday, Hume, Rousseau’ya falan atifta bulunmasi, herkesin birbiriyle kazadan once bi sekilde bagli olmasi ya her sey mukemmel dizide. Ozellikle Desmond ve Penny aski cok guzel degil mi? Ne zaman Desmond ve Penny’nin kavusamamasiyla ilgili bi sahne ciksa sessizce kanli goz yaslari dokuyorum oturdugum yerde. Kizin babasinin zengin ve serefsiz olmasi, iskoc aksaniyla birbirlerine tatli tatli konusmalari, kizin inatla beklemesi… Ya iskoc aksani kismi haric turk filmi gibi, bayiliyom.
Az once yine bunlarin bi sahnesini izleyip yatagimda sessizce siddet goren fok baligi gibi agladim. Ya cok seviyorum sizi be. Off beee. Suraya kavusma fotografinizi koyayim da saniniz yurusun… (sigara yaktim)

GELIN BIRAZ LOST OVELIM

Lost final yaptigi zamanlar ben Lost’a yeni baslamistim ve sirf sizin yuzunuzden Lost’u birakmak zorunda kalmistim kopekler. Sokaklar, “Lost cok bozdu oyle boyle degil cok ama cok bozdu” sesleriyle cinlayinca ben diziden asiri sogudum, bi tiksinti geldi bana. Zaten cok da hareketli bolumlerde degildim hemen izlemekten vazgecmistim. Hata yapmisim……… En birakilmamasi gereken yerde diziyi birakip, bi de ilk izledigimde 3,5 yasinda oldugumdan diziyi anlayamayarak ortamlarda Lost icin ileri geri “Cok sacma yeaa” falan diye konusmustum. Ya ben kim kopegim ki?
Karakterlerin Locke, Faraday, Hume, Rousseau’ya falan atifta bulunmasi, herkesin birbiriyle kazadan once bi sekilde bagli olmasi ya her sey mukemmel dizide. Ozellikle Desmond ve Penny aski cok guzel degil mi? Ne zaman Desmond ve Penny’nin kavusamamasiyla ilgili bi sahne ciksa sessizce kanli goz yaslari dokuyorum oturdugum yerde. Kizin babasinin zengin ve serefsiz olmasi, iskoc aksaniyla birbirlerine tatli tatli konusmalari, kizin inatla beklemesi… Ya iskoc aksani kismi haric turk filmi gibi, bayiliyom.
Az once yine bunlarin bi sahnesini izleyip yatagimda sessizce siddet goren fok baligi gibi agladim. Ya cok seviyorum sizi be. Off beee. Suraya kavusma fotografinizi koyayim da saniniz yurusun… (sigara yaktim)

Ya bi ara  o kadar mutluydum ki… Neden bu kadar mutluydum, nasıl mutlu olabiliyordum gerçekten hatırlamıyorum. Hatta bi keresinde perona yeni giren metronun makinistine gülümsemiştim de makinistin umrunda olmamıştı. İşte bi ara o kadar mutluydum. Şimdi de mutsuz biri değilim ama ne biliyim eskisi gibi değil. Ben yine halay çekerek kahvaltıya gitmek istiyorum, dans ederek karfurdan çeşit çeşit bitki çayı satın almak istiyorum… YAVAŞ YAVAŞ ÖLÜYORUM GALİBA. Neden kendimi 42 yaşında gibi hissediyorum ya? 

Bana :) yardım :) edin :):):))