birnevigunluk

Selin, 20, İstanbul. Ayrıca Ağustos 2012'den beri şu kadar tıklanmış.

http://www.youtube.com/watch?v=owNv81KIvAQ

Keşke ben otomobilin arkasında uzun yollara taahammül ederken kulağımdaki müziklere kafamdan çektiğim klipleri size izletebilsem. Gerçi kurumuş ağaçlar, verimsiz Anadolu toprakları, uçuşan kuşlar, boynu bükük günebakanlar ve dümdüz ovalardan başka bi’şey yok ama yine de keşke size gösterebilsem.

Asker Anonymous Asks:
allah belanı versin merve geldi ve benle tanıştırmadın. sana öfkem maximum. ya sevgilisi de yoktueaaaaa :(
birnevigunluk birnevigunluk Said:

Sevgilisi olmadığını nerden biliyorsun? Çünkü olup olmadığını Merve bile bilmiyor.

Asker Anonymous Asks:
geçen uzaklarda(bayağı uzaklarda) aklıma geldin, duygusal bişiler yapayım dedim ama ismin SELİN. 2+1 aylık yaz aşkı gibi.
birnevigunluk birnevigunluk Said:

Zaten artık eylül ayındayız. Eylül ayı çok güzel değil mi? Bence bir hayli güzel. Ben eylül ayını çok seviyorum, canım eylül ayı.

Bakın Beyşehir’de yaşarken çok yalnız ve sıkıcı biri oluyorum. Bu yüzden günde 5-6 kere balkonda kendimi sorgularken yakalıyorum. Hatta bazı günler kanepeye uzanıp yaklaşık bi saat tavana bakıyorum. Bu yüzden herkesten beni eğlendirmesini istiyorum, bana nasıl ulaşacağınız ise umrumda bile değil. 
Bakın kafam çok karışık. Sürekli pencereden kafamı çıkarıp “ARKADAŞLAR!” diye bağırmak istiyorum. “BANA BÜYÜ MÜ YAPTINIZ KAHPELER?” diye çığlıklar atmak istiyorum. Kalbim dev bir Hayko Cepkin’e dönüştü. Bakın size içten içe çürüdüm diyorum. Üstelik o kadar üzgünüm ki hızla kilo alıyorum. Yanaklarım o kadar dolgun ki günde 3-4 defa kendimden makas alıyorum. 
Bana :) yardım :) edin :) :) :)

Bakın Beyşehir’de yaşarken çok yalnız ve sıkıcı biri oluyorum. Bu yüzden günde 5-6 kere balkonda kendimi sorgularken yakalıyorum. Hatta bazı günler kanepeye uzanıp yaklaşık bi saat tavana bakıyorum. Bu yüzden herkesten beni eğlendirmesini istiyorum, bana nasıl ulaşacağınız ise umrumda bile değil. 

Bakın kafam çok karışık. Sürekli pencereden kafamı çıkarıp “ARKADAŞLAR!” diye bağırmak istiyorum. “BANA BÜYÜ MÜ YAPTINIZ KAHPELER?” diye çığlıklar atmak istiyorum. Kalbim dev bir Hayko Cepkin’e dönüştü. Bakın size içten içe çürüdüm diyorum. Üstelik o kadar üzgünüm ki hızla kilo alıyorum. Yanaklarım o kadar dolgun ki günde 3-4 defa kendimden makas alıyorum. 

Bana :) yardım :) edin :) :) :)

Eve döndüğümden beri inanılmaz işsizdim. Bazen yapacak bir şey bulamadığımdan kanepeye kapanıp ağlıyordum. Kendi kendime tatlı falan yapıp yiyordum, tek eğlencem buydu. Sonra şeker hastası olduğumu öğrendim ve o gün akşam ağlayarak sufle yedim ve jubilemi yaptım.

Bir dönem babama yardım etmek için onun yanında çalıştım ama nedenini hatırlamadığım bir sebepten dolayı babam “Bi daha gelmesen mi acaba :D” dedi. Daha sonra “Ya ben hukuk okuyorum :D En iyisi avukatın yanında çalışayım :D “dedim ve avukatın yanında işe başladım. Fakat yine inanılmaz bir hata yapmıştım. Adli tatildeydik. Neyseydi, olsundu nasıl olsa artık evde değildim. Hiç değilse sabah erkenden kalkıp büroya geliyor, müvekkillerin arkasından kıs kıs gülüyor azcık da olsa işe yarıyordum.

Taa ki o lanet güne kadar. SGK’dan baskın yedik a dostlar. Gelip yüzüme “Senin sigortan var mı? :D” diye sordular. Ben de ” Yoo :D Ben burda çalışmıyorum ki zaten, öylesine geldim :D” falan dedim. Çapraz sorguya ve işkenceye maruz kaldım. Bazı soruları duymamazlıktan geldim, kafamı falan çevirdim. Sonuç olarak avukat bana döndü ve dedi ki “Yaa biraz ara mı versek :D?” Adam da napsındı? Başka seçeneği mi vardı? Ben de keloğlan gibi uzun bir çubuğun ucuna bohçamı astım ve evimin yolunu tuttum. O günden beri poğaça yiyorum ve çok üzülüyorum. İliklerime kadar işsiz olmak bedenimde onulmaz yaralar açıyor.